Erkan Öz
Av. Erkan Öz
Tüm yazılara dön
Hukuk & Arabuluculuk

Dava Şartı Olarak Arabuluculuk: Kapsam, İstisnalar, Usul ve Anlaşma Belgesinin Sonuçları

Erkan Öz
Erkan Öz
8 Eylül 2026
11 dakika okuma
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk: Kapsam, İstisnalar, Usul ve Anlaşma Belgesinin Sonuçları
Büyütmek için tıklayın

Dava Şartı Olarak Arabuluculuk: Kapsam, İstisnalar, Usul ve Anlaşma Belgesinin Sonuçları

Yayın notu. Bu metin hukukçu kontrolünden geçmeden yayımlanmamalıdır. Kaynak incelemesi: 8 Eylül 2026. Yazı başlıca alanları açıklar; bütün uyuşmazlıkların ve özel istisnaların eksiksiz listesi değildir.

Karar künyeleri hakkında. Metindeki Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi künyeleri ikincil kaynaklardan derlenmiştir ve doğrulanmamıştır. Yayından önce her künye karar metniyle karşılaştırılmalı, doğrulanamayan künye çıkarılmalıdır.

Arabuluculuk hakkında sorulması gereken iki ayrı soru vardır ve bunlar sürekli birbirine karıştırılır:

"Bu uyuşmazlık arabuluculukla çözülebilir mi?" — Bu bir elverişlilik sorusudur. "Dava açmadan önce başvurmak zorunlu mu?" — Bu bir dava şartı sorusudur.

İki soru bağımsızdır. Dava şartı bulunmaması, arabuluculuğun yasak olduğu anlamına gelmez; taraflar elverişli her uyuşmazlıkta ihtiyari olarak başvurabilir. Buna karşılık tarafların anlaşmak istemesi, üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen bir konuyu arabuluculuğa açmaz.

Elverişlilik: temel ölçüt

6325 sayılı Kanun m.1/2'ye göre bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır. Aynı fıkra, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları açıkça elverişsiz sayar.

Ölçüt basit görünse de uygulamada zorlar: tarafların uyuşmazlığı kendi iradeleriyle sona erdirme ve çözümün içeriğini belirleme yetkisine sahip olup olmadığına bakılır. Kamu düzenine ilişkin, üçüncü kişilerin veya kurumların hukuki durumunu doğrudan etkileyen taleplerde bu yetki bulunmaz. Bu nedenle örneğin hizmet tespiti niteliğindeki talepler, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir alan olarak görülmemektedir.

Dava şartı kapsamı: hangi kanun, ne zaman, hangi süre

Kapsam tek bir kanundan okunmaz. 6325 sayılı Kanun m.18/A usul çerçevesini çizer; hangi uyuşmazlıkların kapsama gireceği ise m.18/B ile özel kanunlarda düzenlenir.

Uyuşmazlık grubu Dayanak Yürürlük Arabulucunun tamamlama süresi
İşçi–işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleri 7036 s.K. m.3 1.1.2018 3 hafta + en fazla 1 hafta uzatma
Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat türündeki ticari davalar TTK m.5/A 1.1.2019; itirazın iptali/menfi tespit/istirdat 7445 s.K. ile 1.9.2023 6 hafta + en fazla 2 hafta uzatma
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar 6502 s.K. m.73/A 28.7.2020 3 hafta + en fazla 1 hafta uzatma
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar; taşınır–taşınmaz paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi; Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar; komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar 6325 s.K. m.18/B (7445 s.K. ile eklenmiştir) 1.9.2023 3 hafta + en fazla 1 hafta uzatma
Tarımsal üretim sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar 5488 s. Tarım Kanunu (7445 s.K. ile eklenen hüküm) 1.9.2023 Doğrulanmalıdır

Süre, başvuru tarihinden değil arabulucunun görevlendirildiği tarihten işlemeye başlar. Başvuru tarihi ile atama tarihi çoğu zaman farklıdır ve takvim kaydınızda bu iki tarih ayrı tutulmalıdır.

İstisnalar: asıl inceleme burada yapılır

Kapsam listesini okuyup durmak, uygulamada en sık yapılan hatadır. Her grubun kendi istisnası vardır ve istisnalar birbirine benzemez.

İş uyuşmazlıkları. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı kapsamı dışındadır (7036 s.K. m.3/3). Bu istisna, bütün sosyal güvenlik konularının ihtiyari arabuluculuğa elverişli olduğu anlamına gelmez; elverişlilik ayrıca değerlendirilir.

Ticari davalar. TTK m.5/A yalnızca konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını kapsar. Taraflardan birinin şirket olması incelemeyi tamamlamaz; davanın ticari niteliği ile talebin türü ayrı ayrı belirlenmelidir. Bir miktar paranın ödenmesi dışındaki ticari talepler (örneğin bir tespit veya iptal talebi) bu kapsamda değildir.

Tüketici uyuşmazlıkları. İstisnalar burada en yoğundur: tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, tüketici örgütleri ile ilgili kurumlarca açılan davalar ve tüketici işlemi mahiyetinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı kapsamı dışındadır. Parasal sınıra tek başına bakmak yetmez; m.73/A'nın istisna listesi bütün olarak okunmalıdır.

Kira uyuşmazlıkları. Kiralanan taşınmazların İİK'ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler istisnadır. "Kira konusu var" demekle "her icra tahliye işleminden önce arabuluculuk gerekir" sonucuna geçilemez. Buna karşılık kira bedelinin tespiti, kira alacağı ve tahliye davaları kapsam içindedir.

Genel istisna. Dava şartı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerini engellemez; bu talepler arabuluculuk süreci beklenmeksizin ileri sürülebilir.

Usul çerçevesi

Başvuru ve yetki

Başvuru, adliyedeki arabuluculuk bürosuna; büro bulunmayan yerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Yetkili büro uyuşmazlığın türüne göre belirlenir. Karşı taraf yetkiye itiraz ederse arabulucu dosyayı derhâl büroya teslim eder; sulh hukuk mahkemesi harç alınmaksızın dosya üzerinden inceleme yaparak en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar. Bu kesinlik, yetki itirazının sonradan tartışılamayacağı anlamına gelir ve başvurunun doğru büroya yapılmasını baştan önemli kılar.

Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez (6325 s.K. m.18/A-15). Süreç anlaşamama ile sonuçlanırsa duran süre, son tutanak tarihinden itibaren kaldığı yerden işler.

Buna bağlı iki özel kural vardır:

  • Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmişse, HMK m.397/1 ve İİK m.264/1'deki dava açma süreleri de aynı dönemde işlemez (m.18/A-16).
  • Arabuluculuk bürosuna başvurulduktan sonra başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili icra takibi yapılırsa, başvuran taraf son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde İİK m.72 uyarınca menfi tespit davası açabilir (7445 s.K. ile eklenen cümle).

Son tutanağın ibrazı

Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede de eklenmezse dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadığı anlaşılırsa mahkeme, herhangi bir işlem yapmaksızın davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder.

Burada teknik ama pahalı bir ayrıntı vardır: Yargıtay içtihadında, belgeye UYAP üzerinden erişilebilir olmasının fotokopi/suret sunulmasını yeterli kılmadığı kabul edilmiştir. İbraz yükümlülüğü taraf ve vekillerine aittir.

İlk toplantıya katılmama: 2024'te değişen rejim

Bu başlık, güncelliğini yitirmiş içeriklerin en çok dolaştığı yerdir.

Eski hüküm (7155 s.K. dönemi). Geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur, lehine vekâlet ücretine hükmedilmezdi.

İptal. Anayasa Mahkemesi 14.3.2024 tarihli ve E.2023/160, K.2024/77 sayılı kararıyla bu düzenlemeyi iptal etti. Gerekçe, haklılığı yargı kararıyla ortaya çıkan kişinin, haklılık durumu gözetilerek bir istisna ya da üst sınır öngörülmeksizin bu yaptırıma tabi tutulmasının aşırı külfet yüklediği ve mülkiyet hakkı ile mahkemeye erişim hakkı bakımından orantısız bir sınırlama oluşturduğuydu.

Yürürlükteki hüküm. 7531 sayılı Kanun (9. Yargı Paketi) ile yapılan yeni düzenlemeye göre ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve bu taraf lehine belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Aynı değişiklik 7036 s.K. m.3'te de yapılmıştır.

İki nokta pratikte belirleyicidir: yaptırım yalnızca ilk toplantıya katılmama hâli için öngörülmüştür — ilk toplantıya katılıp sonrakilere katılmamak bu özel yaptırımı doğurmaz. İkincisi, mazeretin geçerliliğini takdir eden mercii mahkemedir; mazeretin son tutanağa yansıtılması sonraki tartışmayı doğrudan etkiler.

Karşı argüman. Doktrinde, yeni düzenlemenin iptal gerekçesini tam olarak karşılamadığı ileri sürülmektedir: Anayasa Mahkemesi haklılık durumunun gözetilmesine ve orantılılığa vurgu yapmışken, yeni hüküm oranı yarıya indirmekle yetinmiş, mahkemeye somut olayın koşullarına göre takdir yetkisi tanımamıştır. Bu görüş, hükmün anayasaya uygunluğunun yeniden tartışmaya açılabileceğini savunmaktadır.

Ücret ve giderler

Büro başvurusunda ücret alınmaması, sürecin her koşulda bütünüyle ücretsiz olduğu anlamına gelmez. Anlaşma sağlanamaması hâlinde ilk iki saatlik ücret Hazineden karşılanır; iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit paylaşılır. Anlaşma sağlanırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir ve tarifeye göre hesaplanır. Tarife her yıl değişebildiğinden, güncel tutar sürecin sona erdiği tarihte yürürlükte olan tarifeden kontrol edilmelidir.

Anlaşma sağlanırsa: belgenin niteliği ve sınırları

Anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir. Anlaşma belgesi düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.

İcra edilebilirlik. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Bu koşul gerçekleşmemişse şerh, sulh hukuk mahkemesinden alınır; şerh verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve inceleme dosya üzerinden yapılır. Aile hukukuna ilişkin elverişli uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı yapılır.

Kritik ayrıntı. Yargıtay içtihadında, yalnızca taraf vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanan, asiller tarafından imzalanmayan anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde sayılamayacağı kabul edilmiştir. İmza sirkülasyonundaki bu eksiklik, belgenin doğrudan ilamlı takibe konu edilmesini engeller.

Dava açma yasağı. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (m.18/5). Bu, ihtiyari arabuluculuk için de geçerlidir.

Belge kontrolü. Ödeme miktarı, vade, taksit, teslim ve hangi taleplerin çözüldüğü açıkça anlaşılmalıdır. Belirsiz bir "bütün haklardan vazgeçtim" ifadesinin sonuçları değerlendirilmeden imzalanmamalıdır. Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği ve gereken işlemler uyuşmazlığın türüne göre ayrıca incelenir; her imza için aynı sonuç varsayılamaz.

Riskler ve karşı argümanlar

Anlaşma belgesinin geçersizliği: "jet arabuluculuk" içtihadı

Anlaşma belgesinin m.18/5 kapsamında dava engeli oluşturması, usulüne uygun yürütülmüş gerçek bir arabuluculuk faaliyetinin varlığına bağlıdır. Yargıtay içtihadında geçersizlik sebebi olarak değerlendirilen durumlar:

  • Taraflar arasında somut bir uyuşmazlık bulunmaksızın tutanak düzenlenmesi — özellikle işçi çalışmaya devam ederken veya fesihle aynı gün imzalanan tutanaklar.
  • Arabuluculuğun, iş sözleşmesini sona erdirmenin veya muhasebe işlemini formaliteye bağlamanın aracı olarak kullanılması.
  • Tarafların kendi aralarında anlaştıktan sonra belgenin arabulucu tarafından yalnızca imzalanması; arabulucunun müzakerelere fiilen katılmaması.
  • Sürecin hayatın olağan akışına aykırı biçimde kısa sürmesi.
  • İradenin sakatlanması (yanılma, aldatma, korkutma). Bu hâlde TBK m.39 uyarınca iptal hakkının bir yıllık süre içinde kullanılması gerekir.

İçtihadın gerekçesi 6325 s.K. m.1'e dayanır: ortada tarafların üzerinde tasarruf edebileceği bir uyuşmazlık yoksa arabuluculuk faaliyetinden söz edilemez. Arabulucunun taraflarla aynı fiziki ortamda bulunması zorunlu değildir; ancak sürecin sistematik tekniklerle yürütülmesi ve gerçek bir müzakerenin yapılmış olması aranır.

İki taraf için de sonuç doğurur. İşveren yönünden: fesihle aynı gün yürütülen, feragat içeren bir arabuluculuk süreci artık ciddi bir geçersizlik riski taşır. Süreci fesihten makul bir süre sonra başlatmak, işçiye değerlendirme süresi tanımak ve hesaplamaları yasal asgari haklarla uyumlu kurmak bu riski azaltır. İşçi yönünden: imzalanmış bir tutanağın her koşulda kapıyı kapattığı varsayımı doğru değildir; ancak geçersizlik iddiası ispat yükü taşır ve tanık beyanları, SGK kayıtları ile sürecin süresi titizlikle incelenir.

Karşı argüman. Bu içtihat çizgisi, arabuluculuk anlaşmalarının bağlayıcılığını ve öngörülebilirliğini zayıflattığı gerekçesiyle eleştirilmektedir. Buna karşı görüş, m.18/5'in ancak gerçek bir müzakere karşılığında tanınabileceğini savunur. Bir dosyada hangi tarafta olduğunuz, hangi argümanı öne çıkaracağınızı belirler.

Talep yığılması, ıslah ve karşı dava

Bu başlık, dava şartının en teknik ve en çok hak kaybı doğuran alanıdır.

  • Aynı alacağın ıslahla artırılması. Dava açılmadan önce o alacak bakımından arabuluculuk şartı yerine getirilmişse, ıslahla artırılan kısım için ayrıca başvuru gerekmediği kabul edilmektedir.
  • Yeni bir kalemin ıslahla eklenmesi. Dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş, arabuluculuk başvurusunun kapsamında da bulunmayan bir alacak kaleminin ıslahla eklenmesi hâlinde, o kalem yönünden dava şartı eksikliği gündeme gelir. Yargıtay uygulamasında bu ayrım belirgindir.
  • Başvuru kapsamının genişletilmesi. Müzakere sırasında başvuru konusunun genişletilmesinde engel bulunmadığı; son tutanaktan diğer talepler bakımından da müzakere yapıldığı anlaşılıyorsa tekrar başvuru gerekmediği savunulmaktadır. Bu nedenle son tutanağın hangi talepleri kapsadığı açıkça yazılmalıdır — tutanağın bir cümlesi, iki yıl sonraki davanın kaderini belirleyebilir.
  • Bölünemez talepler. Talepler bütünlük teşkil ediyor ve ayrı ayrı dava konusu edilemiyorsa, asli talebe bakılması; asli talep dava şartı kapsamında değilse fer'i talep kapsamda olsa dahi şartın aranmaması gerektiği ileri sürülmektedir. Bu, doktriner bir tartışmadır ve her mahkemece aynı kabul edilmeyebilir.

Elverişliliği tartışmalı alanlar

  • Kira bedelinin tespiti. Uygulamada baskın kabul, bu davanın da dava şartına tabi olduğu yönündedir. Buna karşılık davanın niteliği gereği arabuluculuğa elverişli olup olmadığı doktrinde tartışılmıştır. Karşı görüşe dayanarak başvuru aşamasını atlamak, pratikte usulden ret riskini doğurur.
  • Ortaklığın giderilmesi. Bütün paydaşların sürece katılımının sağlanması, uygulamada başlı başına bir sorundur; katılmayan paydaş bakımından anlaşmanın sonucu ayrıca değerlendirilir.
  • İşverenin esnaf olması. İşçi–işveren uyuşmazlığında işverenin esnaf sayılması hâlinde görev ve dava şartı yönünden ayrı bir inceleme gerekir.
  • Görevsizlik kararı sonrası. Görevsiz mahkemede açılmış bir davada arabuluculuk şartının yeniden aranıp aranmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Başvuru öncesi kontrol listesi

  1. Talebi somutlaştırın. Ödeme, işe iade, tahliye, tespit veya başka bir sonuç — hangisi olduğunu net yazın.
  2. Tarafların sıfatlarını ve ilişkinin dayanağını belirleyin. Tacir, tüketici, işçi, paydaş sıfatları kapsamı doğrudan değiştirir.
  3. Her talebi ayrı ayrı test edin. Birden fazla talebin birleştiği dosyalarda tek bir "kapsamda mı" cevabı yeterli değildir.
  4. İstisna, tahkim veya başka bir zorunlu çözüm yolu bulunup bulunmadığını inceletin.
  5. Belgeleri düzenleyin. Sözleşme, ödeme belgeleri, fesih bildirimi ve mevcut tebligatlar.
  6. Üç süreyi ayrı kaydedin: kendi hak düşürücü/zamanaşımı süreniz, arabulucunun görüşmeyi tamamlayacağı süre ve son tutanaktan sonra dava açmanız gereken süre. Bunlar aynı takvim kaleminde tutulmamalıdır.
  7. Başvuru kapsamını geniş ve açık yazın. Sonradan eklenecek her kalem yeni bir dava şartı tartışması demektir.

Emsal karar listesi — doğrulama bekliyor

Künye Aktarılan hüküm
AYM 14.3.2024, E.2023/160 K.2024/77 (RG 18.4.2024) 6325 s.K. m.18/A-11'in, ilk toplantıya katılmayan tarafı haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutan ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini engelleyen bölümünün iptali
Y9HD 17.6.2020, 2020/932 E. – 2020/5773 K. Son tutanağın UYAP üzerinden erişilebilir olmasının, fotokopi/suret sunulmasını yeterli kılmadığı; ibraz yükümlülüğünün taraf ve vekillerine ait olduğu
Y9HD 7.2.2022, 2022/436 E. – 2022/1380 K. Anlaşma belgesinin geçerliliğinin ibra hükümlerinden hareketle değerlendirilemeyeceği; ancak bunun usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyetinin varlığına bağlı olduğu
Y9HD 2022/12111 E. Yalnızca taraf vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanan, asiller tarafından imzalanmayan anlaşma belgesinin ilam niteliğinde sayılamayacağı
Y9HD 26.10.2023, 2023/15786 E. – 2023/16160 K. Talep yığılması ile arabuluculuk kapsamı ilişkisi
Y9HD 2021/11105 E. – 2021/15254 K. Dava öncesinde arabuluculuk şartı yerine getirilmişse, aynı alacağın kısmi ıslahla artırılan kısmı için ayrıca başvuru gerekmediği
Y9HD 2025/2722 E. – 2025/4874 K. Gerçek bir uyuşmazlık bulunmaksızın düzenlenen tutanağın m.18/5 kapsamında dava engeli oluşturmadığı; arabuluculuğun iş sözleşmesini sona erdirme aracı olarak kullanılamayacağı
Y9HD 2024/2065 E. Tarafların kendi aralarında anlaşmasının ardından belgenin arabulucuca yalnızca imzalanmasının veya arabulucunun müzakerelere katılmamasının kanuna uygun arabuluculuk faaliyeti sayılamayacağı
Y10HD 2024/15140 E. İradenin sakatlandığı hâllerde (korkutma, yanılma, aldatma) tutanağın geçersizliği
Y9HD 6.10.2020 tarihli onama kararı (Ankara BAM 5. HD kararı üzerine) İhtiyari arabuluculukta anlaşılan konularda dava açılamayacağı

Not: Y9HD 2022/12111, Y9HD 2024/2065 ve Y10HD 2024/15140 için ikincil kaynaklarda yalnızca esas numarası verilmiştir; karar numaraları tamamlanmalıdır.

Mevzuat

  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m.1, 17, 18, 18/A, 18/B
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: m.3
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.5/A
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun: m.73/A
  • 5488 sayılı Tarım Kanunu (tarımsal üretim sözleşmesi uyuşmazlıkları)
  • 7445 sayılı Kanun (7. Yargı Paketi, kapsam genişletmesi, yürürlük 1.9.2023)
  • 7531 sayılı Kanun (9. Yargı Paketi, ilk toplantıya katılmama yaptırımının yeniden düzenlenmesi)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.39, m.420
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.110, m.397
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.72, m.264
  • Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı açıklamaları ve yıllık Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi

Araç ve kapsam uyarısı. Arabuluculuk ön kontrol aracında yalnızca bildiğiniz koşulları seçin; bilmediğiniz bir ayrıntıya sırf sonuç almak için kesin yanıt vermeyin. Sonuç; kapsam, başvuru mercii veya süre konusunda kişisel hukuki görüş değildir. Özellikle birden fazla talebin birleştiği dosyalarda her talep ayrı değerlendirilmelidir.

Yorumlar

Yorum Yazın

Yükleniyor...